|
|
July 29
|
Özlemin kaç nefestir saysam ? Kara çalınmış günlerin ertesinde ellerinde güneşlerle gelen yar Huzuru içirdiğin yüreğim şimdi hüznü içiyor ellerinden bilesin ..
Yüreğine kanatlanan yüreğin kanadı kırıldı kanıyor Göğe uçurduğum umutlarım vuruldu bir bir Hüzün ki yokluğuna katık ettiğim Yine dolandı eteğime peşimi bırakmıyor ..
Adının her harfini gözyaşıma çizdim ve titrek bir yürekle yokluğuna ektim Sen avazın çıktığı kadar susarken ben taze çığlıklar yeşerttim sana Nefes nefes acıyı yonttum adınla Yokluğuna buladım ellerimi Yüzüme bölük pörçük diktiğim yamalı gülüşlerdeyim şimdi ..
 Ah yar .. Ah yoluna can diye diye benden geçtiğim Ah suskunların şahı Bir çözebilsem boynuma doladığın sessizliğin düğümünü Bir yudum harf düşse hisseme alfabenden Yalın ayak çıktığım yokuşlarında düşmeden bir yürüyebilsem ..
Öyle bir acı ki bu nasıl anlatılır bilmem Kırsan kırılmaz büksen bükülmez Ateşler yakmaz sular söndürmez ..
Söylesene yar Hasretini adımlasam kaç adımda biter ? Özlemin kaç nefestir saysam ? Bilemezsin ki Akla sığdıramazsın bu denklemi Nasıl anlatayım ki daha hal-i pür-melâlimi ..

Sen yine sükutu giyin yar Dilersen hiç konuşma Ben kelamlarımı çürüttüm yolunda Çarpsada bir tokat gibi yüzüme her harfi yoluna heceledim ..
 Ve bilesin üstüne aşkı giydirdiğim Bu yüreğe ben söz verdim Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim !.
Adının her harfini gözyaşıma çizdim ve titrek bir yürekle yokluğuna ektim Sen avazın çıktığı kadar susarken ben taze çığlıklar yeşerttim sana Nefes nefes acıyı yonttum adınla Yokluğuna buladım ellerimi Yüzüme bölük pörçük diktiğim yamalı gülüşlerdeyim şimdi


Sen baharları yaşarken, ben rüzgarları taşıyordum üzerimde, Yağmurları giyinip sel oluyordum kendime, Ve akıntılardaydım.

Sana gel diyemem Ben kendimden gideli çok oldu, Yüreğime ayazlar vurdu, Şarkılarım öldü benim bugün,

Ve ıslak bir cama vurdu çocukluğum. Küf kokan bir gece devriliyor üzerime, İçimdeki kentler darmadağın Dilimde ıslatmaya kalktığım cümleler hayatın akışında, Gözlerim yitirilmişliğin başkentini taşıyor,
Ve ben kendime bir durak kayboluyorum.. Pişmanlıklar ayak bağım, keşkeler için artık çok geç.. Belki sabahlarım nedenler ile dolar taşar ve bir soru işareti olurum kendimde. Belki de kıyametler koparırım kendimde kim bilir. Zaman dayanıyor şakağıma, ve ben kendime geç kalıyorum
İliklerime kadar hissediyorum ölümü, Ama korkmuyorum. Şimdi bakışlarımdan şiirler düşüyor, Ve vuruyor beni dört bir koldan, Eşkıya duygularımı tutukluyorum göğüs kafesimde, Deli gömleği giydiriyorum düşlerime. Aynalarda hüzün rengi; bakışlarımda mana yok.
Karantina zamanlara sıkıştırılmış, gülüşlerimin tozu avuçlarımda Ve gecenin körü çarpıyor suratıma. Gözyaşlarımdan yangınlar çıkarıp yakmalı bu yüreği, Ve terk etmeli; kendi çapında insan kendini.
melekler şehrine gider

TIKLA DÜŞLERE DAL
...
|


TIKLA DÜŞLERE DAL
| | | | | | |
|



O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi Bir bıçağın ağzında yürür gibiydin Demirlerin soğukluğu soluk dudaklarında Gözlerinde karanlığı dar hücrelerin Seni görür görmez özgürlüğümden utandım Söyle ne içersin, çay mı kahve mi Çok değişmişsin birden tanıyamadım. 
Saçların uzundu, omuzlarına akardı Gönlümüz şenlenirdi sarışınlığından Onlar mı kestiler, sen mi kısalttın Gülerdin, içimize aylar doğardı
Görünmez dağların arkasından Eski gülümsemeni beyhude aradım O sabah mı çıkmıştın bir gün önce mi Çok değişmişsin birden tanıyamadım.
Bir çay içer misin, yoksa kahve mi Kibritim yok, demek cigaraya başladın Ellerin de titriyor, bir şeyin mi var Böyle bir kız değildin sen eskiden
Sana ne yaptılar, Kirpiklerin ıslanıyor durup dururken O sabah mı çıkmıştın, bir gün önce mi Çok değişmişsin birden tanıyamadım
Ne güzeldir atilla ilhan şiirleri her okuduğumda ayrı bir tat aldığım her aklıma geldiğinde gözlerimi kapayıp yeni bir senaryoyla yeni bir roman yazdığım dizelerini ezbere okuduğum ve okurken keyif aldığım tek insan ...

TIKLA DÜŞLERE DAL
|
| | | | | | |
|




Acıyı görmek mi istiyorsun? Gözlerime bak! Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları, Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin. O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.
Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi, Umutla kurudum sensiz. Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin. Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan Bir boşluktan içeri girdim her gece, Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.

Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? Ve parmakların ince uzun mu? Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip, Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik. Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan, Sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi. Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim.
Acıyı görmek mi istiyorsun. Gözlerime bak! Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir'ini oku, Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde.
Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık. Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece. Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü. Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde. Tek avuntum bu şimdilik.
Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben, Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın? Ölüm'müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen. Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde, Kavuşma vakti olacak benim için ölüm. Dudaklarımda ki acı tat? Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek? Ne yazık hiç bilemeyeceğim.
Acıyı görmek mi istiyorsun? Gözlerime bak! Sen uzakta çok uzakta Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın, Benim gibi.
Seni seviyorum, Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime, Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı, Haykırışı bu sevdiğim. Sana ulaşamasam da, Biliyorum ki zavallı kalbim Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun.


Biliyorum beni sevdiğini Acıyı tattığını da benden uzaklarda Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin? Acı tek taraflı olsaydı, Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu. Ama yokluk kötü sevdiğim. Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü. Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların, Yüzüne hasret kaldığım günlerde Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim. Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını Ve eminim ağlayacaksın. Ağlamak seni ben yapar sevdiğim Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak. Her gün Üsküdar’da oturup kendimi dinlerim Oysa konuşan sendin hep benimle, Ne martıların vapurlara takılışı, Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim. Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim. Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında. Gözlerim ve ben her Üsküdar’a inişimizde Bir gün seninle bir bankta oturup Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik.

Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda. Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki Adım adım yok oluşumu izliyorum Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle. Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara, Karanlıklara bakıyorum mütemediyen Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum? Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp Rabbime ettiğim dualarım, Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden Rabbimin bir bildiği var deyip Kabul olmadığında dualarımın Tekrar tekrar yalvarmalarım. Seni okyanusların diplerinde Bir midyenin içinde ki İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde Tek bir şey düşündüm? Dokunamadan tenine, Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı. Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler Seni seviyorum meleğim.


Acımasız olan ne sensin ne de ben, Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım. İnsan yaşamın değerini Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin Gözlerinin önünden geçmesi değil. Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim.
Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş Ve ben o ateşle yanmayı, Sırf seni sevmek olduğu için İnan bana çok sevdim.
Oysa Doğum günüme sadece 10 gün kalmıştı Eğer yanımda olsaydın Yaşama daha bir sıkı sarılacaktım.. Şimdi ölüm ne anlam taşıyor? Yaşamak ne anlam? Hiç anlayamayacağım Sensiz bedenim toprağa girmedikçe


MELEKLER ŞEHRİ
tıklayın
http://meleklersehrialev.spaces.live.com/default.aspx
| | |

arkadaşlar lütfen çalmayın
|
 



Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında Yanlış adresteydik, kimsesizdik belki Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı Üşür müydük nar çiçekleri ürpeririken
Gidersen kim sular fesleğenleri Kuşlar nereye sığınır akşam olunca
Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu Sustuğun yerde birşeyler kırılıyor Bekleyiş diyorum caddelere, dalıp gidiyorsun Adını yazıyorum bütün otobüs duraklarına Öpüştüğümüz her yer adınla anılıyor Bir de seni ekliyorum susuşlarıma
Selamsız saygısız yürüyelim sokakları Belki bizimle ışıklanır bütün varoşlar Geriye mapushaneler kalır, paslı soğuklar Adını bilmediğimiz doslar kalır yalnız Yüreğimize alırız onları, ısıtırız Gardiyan olamayız kendi ömrümüze her akşam
Gidersen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada aşklar
Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri

| | |
MASALLARDA ÖĞRENDİM AŞKI

Öyle küçükken öyle kocaman umutlarlan baslamıstım ki aska...Herşey baska olacaktı.. Bende o filmlerdeki asıklar gibi bir ask yasayacaktım. Kendi masalımı kendim yaratacaktım. Benim askım bambaska ,herkesinden güzel olacaktı. Peri kızı ile prens benim ask masalımda bir arada olcaktı.
Yaptım!!! Yarattım kendi masalımı. Yasadım seni ve beni. Bulusturdum peri kızı ile prensi. O küçücük yüregim senin avuçlarında büyüdü. İmrenilecek bir ask yarattık, yasadık.. Peki herşey nasıl bu kadar güzel oldu... Mutlaka birşeyleri katmayı unutmus olmalıydık. Böyle kusursuz aska kurban olan ben büyümeyi unutmusum...
Hesapta yoktu birgün büyüyecegimiz. Büyüdükçe insanın kendi masalını kendinin yazamayacagını anladım. Yazılan masalların sonun oldugunu öğrendim. Belki geç belki erken bir son. Benim masalım erken bitti diyemem. Belki geç bile kalmıs bir bitişti..
Belkide Zamansız Açtım İçimi... Yüregim Şeffaftı... Aklımsa Deli.. Ben Geldim Sen Kaçtın Hep Bana İnat Bir Vardın Bir Yoktun Hep MasaL Gibi..
Yok olusların hayırlı olsun bana. Simdi unutma zamanı yasanmıslıkları. Baska masallar,öyküler bulma zamanı. Seninlen büyüttügüm ,yazdıgım , var ettigim masalımı unutma zamanı.
Şimdi tekrar bir masalın içindeyim. Senin var olmadıgın, benim yazmadıgım, hayatın bana sundugu bir masalın içindeyim..Acı vermiyor bu bana. Çünkü ben öğrendim masallarla büyümeyi.. Biliyorum artık herşeyi benim idare edemeyecegimi. Ben biliyorum artık her acının gömülebilecegini..
Ne Kara Kaşına.. Ne Kara Gözüne.. Ben Tek Bir Sözüne Tutulup Kaldım.. Değmedi Bir Kere Ellerin Yüzüme! Gel Gör ki Bin Yıldır Sanki Vardın...
Biliyorum zor olacak sana yeni bir yasam. Belkide sendede vardı suç. Belkide ben getirmedim bizi bu hale. Belkide benim çocuklugumdan çok senin içindeki çocuk verdi zararı bize. Yada çocukluklarımız degilde biz verdik birbirimize zararları.. Çocuklar masum olmazmıydı. Aynı bizim ilerde yasayacak çocugumuz gibi.
Ben genede çocukluguma veriyorum tüm hatalarımı.. Çok erken tanıdım seni! Sana geç kalmak isterdim bende. Geç yakalamk isterdim seni ve askı. Daha güzel, daha imkanı olan masallarda rol almak isterdim. Bu defa ben yazmadan var olan masalda yer almalıyım.
Şimdi hoşçakalın bitmişliğim.. Bu vedalar eskisi kadar yakmıyor canımı.. Çünkü Masallarla büyümeyi öğrendim ben...

|
yaşıyor ama uzaktaysam senden Bilki seni hiç unutmadım.... Ölüm degilse bizi ayıran yazık olmuş hata yapmışız... Senden yada benden ne farkeder Şeytana uymuş aşkı yakmışızz Adımı söylemezdin bana seslenirken
Aşk derdin aşkım derdin... Her aşk dediginde beni kendine daha da aşık ederdin Buluştugumuz anları hatırlıyorum Güller açardı gönlümde sen gelirken Üç beş saat bile ayrılsak senle yapraklarım dökülürdü sen giderken.. Yanyana duran iki yıldız sana göre
En parlak en güzel olanı bendim Gökyüzündeki tek yıldızındım senin... Fırtınalarda saklanıp korundugun liman oldugumu söylerdin Ömrünün sonuna kadar beni sewecegine, Kalbini kalbime kelepçeleyip anahtarını okyanusa attıgını eklerdin..
Benim için kıyamet seni kaybettigim gün demekti Ruhumda sakladıgım en degerli hazinemdin sonsuza kadar da saklıycam Yoklugunda sen nasıl olursun hayal ettigimde Seni mutlu çok mutlu görüyorum çünkü hep öyle ol istedim... Hatta hatta belki yeni aşklar tanırsın tanı zaten Herşeyin güzeli senin olmalı...
Aynı şeyi isteme benden yerine kimseyi koyamam ki! Ben kimseyi ama kimseyi seni sewdigim gibi sewmedim ki! Sen bana aşk dedin bizi kirletemem ki... Bazı şarkılar vardı birlikte sewdigimiz Senin bana benim sana söyledigim Onlardan biri yada benzerini duyarsan beni anımsar gülümsersin..
Ben mi?Ben hiç unutmıycam ki... Okyanusa attıgın anahtarı biri bulurda bizi bizden çözer diye Daha iyisini yaptım seni kalbime kazıdım... Her atışında hatırlamak için Yaşıyor ama uzaktaysak birbirimizden bilki seni hiç unutmadım!!
Ölüm degilse bizi ayıran yazık olmuş hata yapmışız.. Eger ölümse bu ayrılıgın sebebi ve bensem önce giden bu alemden
Kederlenme çok Tıpkı benden istedigin gibi kendine sahip çık Bensem kalan geride zaten sen hep göreceksin..
@lew
| |
nemi yapacağım bundan sonra
Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın Öyle yorgunumki hiç sorma Sen halimden anlarsın Sabahlara kadar oturup konuşalım Kimse duymasın Mavi bir gökyüzümüz olsun Kanatlarımız dokunarak uçalım İnsanlardan buz gibi soğudum İşte yalnız sen varsın Öyle halsizim ki hiç sorma Anlarsın ...
bugunde tan yerinin ağarışına şahit oldum sancılı bir geceden serin bir sabaha günaydın ...
26.06.2009 05.23

 | | |
bir gece habersiz bize gel

Azrail bile suan senden daha yakin bana..Bir adim atsam alip goturecek beni..
Sensiz olmaktansa olume gidecek kadar cok seviyorum seni..
Bilinmezdeyim...Düşüncelerimle..ve Yanlız..
Elimde uzunca bir yalnızlık senaryosu var, adı hiç olmamışlık. Seninle, ötekinle yada hiçbir kimseyle. Paylaşılmazlık kapımda darağacı, ben ise öleni ...
Odamda bir siklamen çiçeği gölgesi, kim bilir hangi soğuk iklimden kaçmış ve hiç açmamış.


Bu gece tüm tuhaf gölgeler buraya toplanmış. Dışarısının soğuk buğusu yoğun...Sokağa karanlık çökmüş..Pencerede kara perde. Açılmış yalnızlık senaryosu, hiç olmamışlık oyunu başlamış.

Başrolde sen ve gölgelerin…
Ben ucurumun gülü..Sense Bir Hayal
Her nekadar üşütsede ayazın...Korkutsada karanlagın..
Ucurumu aydinlatsada ayışığı..
Bazen ucurumun kıyısında bir cicek olmakta güzeldir unutma..
Gördügün görecegin tek sey ucurumda olsa... Gittigin... Gidecegin ...Varacagın tek yerde olsa...
Eger Birgün Gidersen..Git Güllerimi Soldurarak..

Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu, Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu
Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim... Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım. Gölgen ki, düşüvermiş kalbime..

Ne yakınsın ne uzaksın sen bana. Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu... Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu



| |
|
azrail bile sneden yakın bana
Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin... Sokağa fırlayacaksın... Sokaklar da dar gelecek... Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi... Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü... Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin...
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan... "Önemli olan sağlık." "Yasamak güzel." "Bos ver, her şey unutulur." Sen hiçbirini duymayacaksın... Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin...  Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin... Hep ondan bahsetmek isteyeceksin... "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın...
Yalnız kalmak isteyeceksin... Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... İkisi de yetmeyecek... Geçmişi düşüneceksin... Neredeyse dakika dakika... Ama kötüleri atlayarak... Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin... Gittiğin yerlere gitmek... Bu sana hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksın...
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese,kaçacaksın... Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yasamak için direneceksin... Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin.... Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin... Herkesi ona benzetip... Kimseyi onun yerine koyamayacaksın... Hiçbir şey oyalamayacak seni... İlaçlara sığınacaksın...
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan… Sadece bir müddet buzlu camin arkasından seyrettiren... Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek...  Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin... Uyumak zor, uyanmak kolay olacak... Sabahı iple çekeceksin... Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin... Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler... Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek... Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin... Her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğini fark edeceksin... Telefonun çalmasını bekleyeceksin... Aramayacağını bile bile... Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek... Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla... Yüreğin burkulacak... Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin... Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden... Onun sesini bir kez daha duymak için yani tutuşacaksın... Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için nefret edeceksin... Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin... Onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsılaşma umudu... Bu umut seni gitmekten alıkoyacak... Gel gitler içinde yaşayacaksın... Buna yasamak denirse... Razı mısın bütün bunlara...? Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye...? O halde aşık olabilirsin 
|
|
| | |
yürü git aşık ol
|
|
  |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
...
“Kendine iyi bak” bir veda degil elveda cümlesidir çogu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasini gizler içinde...
"Kendine iyi bak." Çünkü bundan sonra ben yaninda olmayacagim. Olamayacagim. Istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmani istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden baskasi olmayacak yaninda sana bakacak. Ben olmayacagim. Kendine iyi bak ve beni düsünme. Çünkü ben de seni düsünmeyecegim artik. Arama sakin beni, yazma, çünkü ben yazmayacagim. Sil beni yüreginden, çünkü ben silecegim. Fakat, yasanilan, paylasilan güzel seyler hatirina sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.”
"Kendine iyi bak. Aramizda geçen herseye ragmen benden sonra iyi oldugunu bilmeyi tercih ederim. Aslinda bilmem çok önemli degil, iyi oldugunu varsayacagim ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle basbasa, yapayalniz birakiyorum ben. Biliyorum kendini birakacaksin benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslina bakarsan, çok da fazla umursamiyorum."

"Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onlari ayirmak, eti tirnaktan ayirmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok aci vericidir, yürek parçaliyicidir. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine “Kendine Iyi Bak” gözleriyle ayrilirlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar…Ta ki son elveda mezar sessizligine bürününceye kadar…"


Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez “Kendine Iyi Bak “ derler ve giderler. Onlar eti tirnaktan ayirmak yerine ölümü yeglerler. Onlar bu aciyi bir kezden fazla kaldiramayacaklarini bilirler.
"Kendine iyi bak" derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet degil midir aslinda seni seveni, ihtiyaci olani yüzüstü birakip gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. Seni parçalara ayirip, en büyük parçayi yanlarina alip giderler. Seni senden alip giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsin onlari tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardir elbet. Suçlatmaz kendini. Savasmadiklari için kizarsin ama suçlayamazsin. Savasmislarsa, yenildikleri için kizarsin ama suçlayamazsin. Yenildigin için kizarsin ama suçlayamazsin… Ayriligin kaçinilmazligina inandirir seni, kendine iyi bak derler ve giderler. Elinden umutlarini, düslerini, sevgilerini alip giderler. Bir tek anilari birakirlar geride, bir de hatirladikça gözyaslarina bogulasin diye unutulmayan nagmeler.

Arkalarina bakmadan çekip giderler eger yalniz kalmissan, çünkü insafsizliklarini görmek istemezler. Hersey o saniye orada bitsin, kapansin bu sayfa isterler. Bitti diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. Kirildim ve affedemiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak; derler. Seni istemiyorum artik, hayatimdan çikaracagim ama bil ki hiç unutmayacagim; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Biliyorum çok kanayacaksin ama daha iyisini yapamiyorum; diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarini rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktir ve o yara asla kapanmayacaktir, bilirler.
"Kendine iyi bak" bir noktadir çogu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansin isterim ben. Oysa sen iyisin… Sen gözümdeki isik, dudagimdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatima renk katan, sen yüregimdeki çarpinti, sen hayatimdaki nesesin. Sen yolumu aydinlatan, sen dert ortagim, sen gönül yoldasim, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma.



Keske böyle yasanmasaydi bazi seyler, keske affedebilsen beni, keske ben de affedebilsem… Keske döndürebilsek zamani geriye. Keske bugünkü aklimizla yasasak herseyi bastan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi? Sen eksikken, ben nasil tam olurum? Senden kalan boslugu kimlerle doldururum? Savassak, aramiza giren seytanla olmaz mi? Hani büyük asklar her türlü engeli asardi, hani gerçek dostluklar her sinavi geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanirdi? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek degerler vardi? Hani en büyük zaferler, en kanli savaslarin ardindan kazanilirdi? Bunlarin hepsi yalan mi? Sahiden..., gitmesen olmaz mi? Bitmesek olmaz mi?……….
 


Peki o zaman... Senin istedigin gibi olsun... Öyleyse...Sen de Kendine Iyi Bak. 
| |
|
senin istedğn gibi olsun



Ne kaldı bak ellerimde.. Son hecem bu.. Son cümlelerini sarfediyor bedenim ölesiye… ßirazdan, yolcu yolunda gerek…. €lveda küçük bedenim.. Tek varlığım gördüğüm zarif ellerim… €lveda masum yüzüm… ßir yolcuysam ben, yolum saklı gizli.. ßir yolcuysam ben, yolum kilitli….
Varlığım kefil.. €llerim kelepçeli kalbime. €n güzel zamanlarımı yaşadığım ey sevgili… Geri döner misin ki?
Geri dönüşü yoktu bu gidişin oysa… Oysa ben, gidip gidip geri dönmüştüm sana…
Hoşuma gitmiyor değil yalnızlık… Sensizliğin zorluğunu daha da anlıyorum yalnızlıkla… Sensizlik yoksa, ne önemi var ki yalnızlığın baştan sona…
Alfabemdin sen.. Sen olmadan yazamıyor ellerim tek bir hece.. Söyleyemediğim gibi… Sen olmayınca, öyle bişeyim işte…………..
 
Su gibiydin sen.. Kana kana içemediğim.. 
Ateş gibiydin sen.. Alev alev yanıp söndüremediğim.. 
Farklıydın sen.. Her seferinde gidip gidip geri geldiğim … 

Yarama tuz basmayı öğrendim şimdi. Dikenli teller arasından ellerini tutmaya çalışır nazicane ellerim… ßeceremez de aslında. Her seferinde ya sen kaçarsın, ya da ben çekerim ellerimi.. Yüzüm asık, geri dönerim. €llerimi uzatsam, diken batacak. Kanayacak hem bedenim hem yüreğim.. Uzatmasam, diken batmayacak. Ve sadece yüreğim kanayacak…
Mantık..mantık..mantık.. Sevgi bir kenara.. Mantığımla çıktım yine yoluma. ßak… Meleğin başucunda…



Sen benim ulaşılmaz hayalim rüyalarımda bile benden cok uzaksın dün gece rüyamdaydın öyle mutlu oldum ki rüyama geldiğin için ama orda da yoktun......
burda olduğu gibi boynu bükük bıraktın beni... gözlerin beni gördü ama bir selamını bile esirgedin benden sadece bir kez baktın ama baktığın ben değildim ....
hayallerimde bile daha yakındın bana rüyalarımda yaklaştırmadı seni bana... bu sevdadan vazgeçmeliyim biliyorum ama senin yokluğunu kim dolduracak kim bana senin kadar uzak olabilir ...
içimde azda olsa küçük bir umudla yaşıyorum ama biliyorum ki o umudum da suya düşecek öncekilerde olduğu gibi gelmeyeceksin .......ben senin yüzünü hiç görmeyeceğim ...

Kim ne derse desin kim ne düşünürse düşünsün sana layık olabilmek için tüm bentleri yıkacağım gerçek hayatın tüm acımasız yüzünü maskeleyip bir peri masalında var olacağım sen istemesende ben sensiz bu masalda başrol oynayacağım... benim dağları tümsek eden bu sevgim içimde bir volkan olup patlarken sen sadece bir ateş böceğinin ışığını göreceksin bende... bilemezsinki yüreğimde kopan kasırgaları bilsende umursamazsın biliyorum işte bu yüzden bilmen yada bilmemen umrumda değil ben olmadığım kadar mutluyum seninle seni düşününce içimde cıvıldayan serçeler gözlerimi kapadığımda ayağıma serdiğin bahar çicekleri sesini duyduğumda içimde şırıl şırıl akan o durgun nehir benim cennetim sensin bilirim ve cennetinden kovulmamak için yasakları çiğnemeyeceğim
seni seviyorum yarınsız aşkım   
@lew
|
gelmeyeceksin
Dokunamasamda sana...
SANAL ALEV KİMDİR?
Spaceslerin bir numarası,
bloglarıyla izlenme rekorlarına koşan
Sanal Alev'i çoğunuz bilirsiniz
Peki gerçekte kimdir?
Bunu çok kişi merak ettiği halde bir tek ben biliyorum
ve işte açıklıyorum:
Bilirsiniz;
Alev farktır,
Alev
Bazen öfke,
Bazen huzur...
Bazen sıcak
Bazen buzdur.
Romantik olduğuna şüphe yok
Alev tutkudur, müptelası çoktur
Kedileri sevdiği
bir de vakitli vakitsiz blog eklediği
doğrudur
O şarkıların, şiirlerin, şairlerin ilham perisidir
Ve Alev gizemdir
Peki kimdir bu Alev?
DİKKAT
AÇIKLIYORUM
Aşağıda bir resim var
iyi bakın
İşte şu ortadaki,
kucağında laptop olan

Bu iyiliğimi de unutmayın sakın

sevgili arkadaşlar yukarıda blogda adı geçen ve resmi yayınlanan hanfendi ben değilim lütfen her yazılan ve çizilene inanmayınız bu tür oyunlara kanmayınız ben sadece gülüp geçtim bunu şeytanın komik bir oyunu olarak nitelendiriyorum sorumlusu kimse icabına bakacağım kesindir 

saygılar melekler şehri @lew
| |
SEVGİLİ ARKADAŞLARIM BUGUN ÖZEL BİR GÜN AMA BENİM İÇİN SADECE ACIYI ÇAĞRIŞTIRIYOR O YÜZDEN ÖZEL BİR BLOG YAPMAYACAĞIM ANNEM YOK BENİM ANNEDE DEĞİLİM AMA ANNELERİ OLAN VE ANNE OLAN TÜM ARKADAŞLARA TEK BİR ŞEY SÖYLÜYORUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

Kimsesiz sandığım bir mevsim gidiyordu gözlerimin önünden. Ellerimde sahipsiz her gecenin yorgunluğu. Taş duvarların üzerinden gölgeler büyüyor yalnızlığıma. Aklımı başımdan alan bir rüzgar gibi dokundun tenime. Yüreğime yüreğini koydun. Yüreğim oldun.

Daha ilk günden ısınmıştım sana,sanki gökyüzüm sen,yağmurlarım sendin,düşmeden içimdeki yalnızlığın kumsallarına.Denizleri senin için renklendirdim ben,bulutları senin için yakaladım. Sanki en ufak bir rüzgarda savrulacak gibi değildim uykusuzluklarına.

Sen gitmedin ki,gerçek ötesiydin bendeki her zamana. Tuttum ellerinden,saçlarının kokusunda büyülendim dudaklarına. Islatmalıydın beni yağmurlar gibi. Öpmeliydin içinden geldiğince. Ben o zaman sen olurdum karışmadan nefes alıp verdiğim bir şehrin monotonluğuna.

Çalışma masamda yanan mumun alevinde şekillendi hayalin. Uzun uzun seyrettim. Dokunmak istedim ama beceremedim. Akşama koşan ayakların altında kızgın asfalt gibiydim günden arta kalan. Güneş haber vermezdi çekip giderken. Bir sessizliği kalırdı eve kapanan yüreklerin birde seni bana özleten hayalin. Kendi yüreğimi senin ellerine bırakırken.
 Zamanı hep peşime taktım.Bir başka yere gitmenin olanaksızlığını tartışıyorum kendimle. Gitmeyeceğimi biliyorum. Belki de ellerinin sıcaklığından olsa gerek. Ben her sahipsiz mevsimin kimsesiz gecesinde seninle bütünleşiyorum. Basit gelecek belki tüm anlatamadıklarım. Bir şeyi çok iyi biliyorum sen anlayacaksın günü gelecek. Bu saadet hiç ölmeyecek.

Fotoğrafın karşımda duruyor. Öyle masum öyle güzel ki seni yaşamak bu kendini tanımayan cümlelerin ardında senin gözlerinde aşk gibi çoğalmak. Anlatmak çok zor. Ben anlatamıyorum yaşıyorum. Herşeye katlanmak dedikleri bu olsa gerek. Günün bütün tükenen saatlerinin peşisıra bir ekranın karşısında seni bana gülümsüyormuş gibi hissedebilmek. Öyle güzel ki saatlerce seninle hayatı paylaşabilmek.
Oysa şimdi yalnızlığım yanımda,sensizliğin şarkısını dinliyorum. Seni sevmek yazılmış bana,dokunamasamda sana,
SENİ ÇOK SEVİYORUM

sen gitmedinki
|
|
|
|
|
|
 AŞIK KADIN VE BİLGE
Aşkı merak eden kadın Bilgeye yaklaşır , ve sorar: Sevgili Bilge aşk nedir?
Bilge cevaplar:
``Aşk Evrende uçmaktır Şartlar ne olursa olsun Karşı çıkıp direnmektir engellere Israrla ve inadına yoluna devam etmektir Mutluluğa giden yoldur AŞK........
Aşk Cennetin anahtarıdır Var olan bütün alışkanlıkları geride bırakmaktır İrade ve mantığın bittiği yerdedir Vakti geldiğinde göçmen kuşlar gibi uçmaktır Acı veren mutluluktur AŞK.......... Yaratıcıdır,yoktan var eden Aklın savaşamadığı şeydir AŞK.......``
Bilgenin bu sözleri kadını çok etkilemiştir. Kadın Bilgeye derki: ``Sevgili Bilge demekki ben bu zamana kadar hep aşık olduğumu sanmışım ama yanılmışım. Sizin aşk anlayışınız çok farklıymış``
Bilge gülerek cevaplar
``Güzel bayan Bastırılmış duyguları ve arzuları Aşk ile karıştırmayın Bedenlerin aynı çatı altında yaşaması Aşk değil bir ihtiyaçtır. Aşk ruhların sonsuza kadar birleşmesidir. Ayrılık söz konusu değildir. İnsanoğlu bir takım dürtülerin adına aşk diyor Aşk hayvanlara özgü bir şey değildir Dürtülerin adı aşk olsaydı Maymunlar şair,eşekler ozan olurdu``
Aşık kadın güler ve Bilgede gülmeye başlar. Kadın Bilgeye aşık olmuştur Bir süre sonra Aşık kadın hüzünlenir Bilge merak eder ve sorar:
 ``Güzel bayan neden hüzünlendiniz.Güzel yüzünüze hüzün yakışmıyor`` Aşık kadın cevaplar
``galiba ben size Aşık oldum``
Uzun bir zamandır kadına platonik aşk duyan Bilge Aşık kadına derki:
``Nihayet beni fark ettiniz.Size olan ölümsüz aşkımı anlatamam``
Kadın yine hüzünlenerek Bilgeye derki: ``ama aramızda engeller var.Aşkım ruhlarımız nasıl sonsuza kadar birleşe bilirki?``
Bilge cevaplar: ``Ruhlarımızın sonsuza kadar birleşmesi için Tanrı'dan ölümü dileyin İkimiz birden dileyelimki,kabul etsin``
Aşık kadın Bilgeye bakar ve aşkın vermiş olduğu heyecanla gülümseyerek oradan uzaklaşır Bilge ise her zaman yaptığı gibi Dünya ile ilşkisini kesip,başını önüne eğip düşünmeye başlar.. 

yuh artık bu kadar olur bilgenin tüm sözlerine katılıyorum da Maymunlar şair,eşekler ozan olurdu`` dahil bilgede kadında biraz uçmuş gibime geldi ruhsuz bilge nolcek aşk evrende uçmaktır bilmem mi düşün bakalım bilgem nereye kadar düşüneceksen

 
| |
|
masal bu ya
|